Özeleştiri Yaparken Tadını Kaçırmak

Her yaz olduğu gibi bu yaz için de yapacak, öğrenilecek çok şeyim vardı. Önceden belirlenmiş, listelenmiş bir çok kitap okunacak, meslek namına ya da kişisel olarak katkısı olabileceğini düşündüğüm online dersler itinayla alınacak ve başarıyla tamamlanacaktı. Eksik CATIA bilgileri de giderilip, otomotivle ilgili fazlaca bilgi edinilerek, MAN’ da yapılacak staja kadar daha bir donanımlı daha bir özgüvenli olunacaktı.

Kim bilirdi, belki de oradaki yetkililer çok etkilenecek ve bu geleceğin parlak, müthiş mühendisini diğer otomotiv devlerine kaptırmamak için ellerinden geleni yapacak, orada işe başlamam durumunda bana sunacaklarının ucu bucağı olmayacaktı. Hatta işi kabul ettiğimi beyan eden sözlerimi duymadan beni kapıdan çıkarmamak için güvenlik görevlileri kapıları dışarıdan kilitleyeceklerdi.

Yaz tatili biterken; masanın üstünde sırayla okunmak üzere üst üste dizilmiş kitaplar ve onların hemen yanında, online derslerin bazılarına ait ‘Supplementary Notes’ tadında bilgisayar çıktıları gelişigüzel dağılmışsa da “aslında genel itibariyle bir düzen içeriyor” diye düşünüyorum yine. Masaya her oturuşumda, bu düzensizliğin içerdiği düzenin verdiği anlamsız keyifle umutlanıp heyecanlanıyorken, Ankara’nın, içinde barındırdığı insanlarına tarihinin en sıcak günlerini yaşatıyor olması sebebiyle tene değen sıcak hava, ne başka sıkıntıya ne de huzur bulmaya izin vermiyor. Sonra her şeyi boşverip amaçsızca uzanmak üzere kalkıyorum o masadan.

Üniversiteyi okuduğum şehirden Ankara’ya, ailemin yanına yaz tatili vesilesi ile gelişimden itibaren, bir dönem boyunca gelişmiş olan tüm kötü olayları ve yeni kötü olaylara gebe olabilecek kötü olayları anlatma işini üstlenen ailemin farklı farklı bireyleri, bir iki gün gibi kısa bir süre zarfında görevlerini başarıyla yerine getirmiş olmalarının sevinciyle kendi sıkıntılarıyla baş başa kalmak üzere köşelerine çekilirken, bana da bu olayları düşünüp artık iyiden iyiye dökülmekte olan saçlarımı daha fazla dökebileyim diye yeterli zamanı tanımaktan geri kalmadılar.

Ben bu sorunlara kafayı takmakla meşgul iken ve çözümler bulmaya çalışıp bulamazken, elimden hiç bir şey gelmeyişini ve bunun nedenlerini düşünerek kendimi suçlarken, yaz bitiverdi.

Evet yaz bitti benim için, çünkü haftaya Pazartesi, bir ay sürecek olan staj programım başlayacak ve yapmak istediklerimin büyük kısmını yapmak için gereken zamanı yine bulamayacağım. Yaz gerçekten bittiğinde ise, hiç bir şey yapmamış olmama yine yaratıcı, eşsiz bahaneler bulabilmiş olmanın ve bu konuda her geçen gün kendimi ne kadar geliştiriyor olduğumun verdiği gururla ayrılacağım Ankara’dan.