İdealist Olmak

Okuma yazma öğrendiğim günden beri, düzenli günlük tutan biri olmama rağmen buraya yazmakta zorlanıyor bu bünye. Bilmiyorum belki düşüncelerimi, okumak isteyen herkesle paylaşmak korkutuyor beni ya da yazdıklarımın beni takip edebilecek muhtemel kişilerce beğenilmeyecek olması… Bu kişilerin fiziki çevrem içerisinde yer alan insanlar olması da değil mesele; zira onlardan bir ya da ikisi okur burayı, gerisinin haberi bile yoktur zaten.

Artık yarıladığım lisans eğitimimin, mümkün olduğu kadar başarılı geçmesini sağlamak için didinip dururken bir taraftan da kişiliğimin en iyi biçimde şekilllenmesini sağlamaya çalışıyorum hala yabancısı olduğum bu yerde. Kimi zaman başarılı olamasamda biliyorum ki, buraya gelmemi sağlayan hayallerime ulaşabilmek konusundaki kararlılığımdı.

Kimi zaman idealist olmanın çok da iyi bir şey olmadığı hatta hiç iyi olmadığı konusundaki söylevlerine şahit oldum kişilerin. Spontane yaşamın iyiliğini anlattılar bana, insana nasıl da mutlu bir yaşam vaad ettiğini… Gerçekten öyle olduğunu düşündüm bir süre. O şekilde mutlu olup olamayacağımı denedim. Ama gördüm ki tekrar; hayallerime, ideallerime ihtiyacım var benim. Onlarsız ne mutlu ne de başarılı olabileceğime inanmıyorum.

Ulaşmak istediğim bir nokta olduğu sürece, oraya ulaşmak adına harcadığım tüm çabalar ayrı bir haz veriyor çünkü. Hedefe doğru yol alırken, hayatın bazı görece küçük zevklerinden fedakarlık etme toleransını gösterebilmeli insan.

Etkisi okuyana kadar süren, yazılmış reçeteden farkı olmayan kişişel gelişim kitapları okuyarak olmuyor bu işler kendimden biliyorum. Sadece akıp giden rutin hayatlarından bi’an olsun sıyrılıp, durup düşünebilmeyi öğrenmeli insan. Yoksa her şey boşuna…

Bugünlük bu kadar yeter :)

Kimi zaman kızgın olsam da; seviyorum sizi canım insanlar! Hoşçakalın…